Fransa’da yaşayan göçmen gençlerin gözünden İstanbul
| 10 Şubat 2010 | Deniz Yalım Kadıoğlu | Bu habere henüz yorum yapılmadı
Fransa’da doğup büyümüş beş Türk genci, ellerinde fotoğraf makineleriyle bir İstanbul macerasına atılırlar. Daha önce ne fotoğrafla bir ilişkileri, ne de İstanbul sokaklarını gezmişlikleri vardır. İstanbul onlar için akraba ziyaretlerinde evde oturulan, güneye giderken aktarma yapılan, uzaklarda bir şehirdir. Güzelliğini hep duymuş, az çok bir fikir edinmiş ama hiç yaşamamışlardır. Kuzeyde Maslak’tan doğuda Maltepe Gülsuyu’na, batıda Küçükçekmece Kanarya’ya on gün boyunca sokak sokak arşınladıkları şehir, onlara bambaşka yüzlerini gösterir…
Bu bir film senaryosu değil, Türkiye Mevsimi kapsamında düzenlenen “Fransa’da Yaşayan Göçmen Gençlerin Gözünden İstanbul” başlıklı serginin öyküsü. Sergideki 40 fotoğraf, Geniş Açı Proje Ofisi’nin (GAPO) ve Türkiyeli Yurttaşlar Meclisi (ACORT) işbirliğiyle gerçekleştirdiği “Gençlerin Fotografik Yolculuğu” projesinin meyvelerinden seçilmiş.
“Kentsel dönüşümü” öğrendiler
GAPO’dan Refik Akyüz‘ün de söylediği gibi, bu yalnızca bir fotoğraf projesi değil. İstanbul’da geçirdikleri süre boyunca yaşları 20 ile 26 arasında değişen gençlere, şehrin geçirmekte olduğu ve “kentsel dönüşüm” olarak adlandırılan değişim süreciyle ilgili farklı kaynaklardan bilgiler verilmiş. Tüm bunların ışığında hem şehrin köklü tarihi, hem de kaybolmak üzere olan değerleri hakkında fikir sahibi olmaları amaçlanmış.
Bu deneyimlere ek olarak Türkiye üzerine çeşitli konularda uzmanlarla bir araya gelmişler. Buluştukları isimler arasında Helsinki Yurttaşlar Derneği’nden Ceren Öztürk, ifade özgürlüğü ve Türkiye gündemi üzerine anlattıklarıyla Bianet’ten Erol Önderoğlu, Balat ve Fener’deki kentsel dönüşüm projeleri hakkında “yerinde” rehberliğiyle sosyolog Jean-François Pérouse, Nar Photos fotoğraf ajansından Serra Akcan, Mehmet Kaçmaz ve Kerem Uzel de var.
Fotoğraflarda, bu kısa zamanda paylaşılan bilgilerin yansımaları hemen göze çarpıyor. Belki bilerek belki de farkında olmadan, sanki her karede kent bir başka kente dönüşürken yitip gidecek hayatları, binaları, renkleri ölümsüzleştirmeye çalışmışlar. İstanbul fotoğraflarında görmeye alıştığımız Boğaz Köprüsü, cami, havalanan martılar değil de günlük yaşamdan manzaralar, balkonlardan sarkan çamaşırlar, sokak satıcıları, inşaatlar takılmış objektiflerine. Gezilen semtler içinde Tarlabaşı, hepsinin favorisi. İstanbul izlenimleri ise şöyle:
“Çok değişik bir his aslında… Daha önce Türkiye benim için ailemin memleketi gibiydi, kendi bağımı kuramıyordum. Bu gittiğimde sanki İstanbul kollarını açtı ve gel, dedi bana. Bu yolculuğun ana teması belki de kentin içindeki çelişkilerdi. Ancak Fransa’da yaşayan Türkiyeli bir ailenin yine Fransa’da doğmuş çocuğu olarak, biz göçmen kökenli gençlerin kendi içimizde çok çelişkiler barındırdığımızı söyleyebilirim. Şimdi Paris’ten baktığımda İstanbul hâlâ harikulade büyülü bir kent… Ama İstanbul’u İstanbul yapan, buradan görülmeyen gerçekler aynı zamanda.” Gamze Kurt
“İstanbul’un en çok yoksul bölgelerini sevdim. Nişantaşı gibi semtler de çok güzel olabilir ama oradaki insanlara yaklaşmak çok zor. Oysa Tarlabaşı’nda herkes sıcakkanlı. Zaten ben de en çok insanları çekmeyi sevdim. Her zaman göremediğimiz yüz ifadelerini yakalamayı, onlarla konuşmayı…” Yeliz Doğan
Kısacası İstanbul, Fransa’dan gelen gençlerin gözleriyle yeniden keşfedildi. Onlar da hem İstanbul’u gerçek anlamıyla -hatta bazı İstanbullular’dan bile daha iyi- tanıdılar, hem de hayatları boyunca unutamayacakları bir deneyim kazandılar. “Fotoğrafa devam mı?” sorusunun yanıtı ise hepsinde aynı: Kesinlikle!
GAPO’dan Serdar Darendeliler ve Refik Akyüz’ün küratörlüğünü yaptıkları sergi, 17 Şubat 2010′a kadar Paris 11. Bölge Belediye Binası’nda görülebilir.
Etiketler: fotoğraf > göçmen > Istanbul > sergi > Türkiye mevsimi







