Fransız Usulü

Fransa haberleri ve izlenimleri

Fransa: Clearstream skandalı nedir?

| 31 Ekim 2009 | Pinar Ersoy | 2 yorum

Nicolas Sarkozy ve Dominique de Villepin

Fransa’da son yılların en çok konuşulan olayı haline gelen Clearstream davasının tam olarak ne olduğu, kimin kimi neyle suçladığı ve bunun politik sonuçları son derece karışık. Clearstream skandalının kronolojik özeti:

Olaylar  1991’de Fransa’nın Tayvan’a verdiği 2.8 milyar dolarlık fırkateynlerin satışı sırasında yolsuzluk yapıldığına ilişkin 2001’de açılan soruşturma ile başladı.

Yıllarca süren soruşturma devam ederken 2004’te savcılığa kimliği belirsiz kişiler tarafından bir zarf gönderildi. Zarfta Lüksemburg’daki Clearstream Bankası’nda hesabı bulunan 41 kişinin hesap hareketlerini içeren bir CD ve bu kişilerin rüşvet aldıklarına dair ipuçları bulunuyordu.

41 kişilik listedeki isimlerin çoğu dönemin Dışişleri Bakanı Dominique de Villepin’in rakibi olan politikacılar ya da iş adamlarıydı. Aralarında dönemin İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy de yer alıyordu.

Listedeki iş adamları ve politikacılar iftiraya uğradıklarını söyleyerek dava açarken Nicolas Sarkozy de istihbarat servisi tarafından aklandığını ancak Dominique de Villepin’in bunu gizli tuttuğunu söyledi.

“Bunu yapan her kimse kasap kancasında asılacak”

Böylece davanın iki politikacı arasındaki çekişmenin ana silahlarından biri haline geleceğinin ilk sinyalleri verilmiş oldu. Zira Jacques Chirac’ın prensi Dominique de Villepin ve Nicolas Sarkozy bu sırada 2007 cumhurbaşkanlığı seçimleri için en güçlü iki adaydı.

2005 yılında zarfla gönderilen iddiaların asılsız olduğu kesinleşti. Nicolas Sarkozy’nin 2006’da “Bunu yapan her kimse kasap kancasında asılacak” diyerek davacı olmasının ardından belgeleri kimin hazırladığı ve zarfları kimin yolladığı ile ilgili soruşturma başladı.

Bilgisayar uzmanları CD ve belgeleri incelediğinde hem Fransız istihbaratının hem de Airbus’ın üreticisi EADS şirketinin bu belgenin üretilmesine karıştığı ortaya çıktı. Fransız İstihbaratı’na, EADS’a ve bazı bakanlıklara baskınlar düzenlendi.

“Villepin bilgisi doğrultusunda hazırladım”

Sonunda EADS’ın bilgi işlem müdürü Imad Lahoud “Bu belgeyi Villepin’in ve EADS Başkan Yardımcısı Jean-Louis Gergorin’in bilgisi doğrultusunda hazırladım” dedi.

Dominique de Villepin’in çok yakın dostu olan Jean-Louis Gergorin da zarfı savcılığa kendisinin yolladığını ancak bunu Villepin’in isteği doğrultusunda ve Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın bilgisi dahilinde yaptığını söyledi.

İstihbarat şefi Philippe Rondot de Dominique de Villepin’in daha 2004 yılında kendisinden Sarkozy ile ilgili iddiaları araştırmasını istediğini, Chirac’ın da buna onay verdiğni söyleyince olayın Dominique de Villepin tarafından planlanan ya da göz yumulan bir komplo olduğu kesinleşti.

Aslında ilk bakışta bu senaryo son derece gerçekçiydi. Fransa’nın elit, iyi eğitimli, entellektüel politikacılarını temsil eden Dominique de Villepin ile avamlığı ve hiperaktifliğiyle meşhur, Amerikan hayranı Nicolas Sarkozy’nin düşmanlığı yıllardır biliniyordu.

Üstelik Jacques Chirac’ın her fırsatta halefi olarak gösterdiği Dominiqe de Villepin ile Sarkozy’nin 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sağın adayı omak için savaşacakları da kesindi. Dolayısıyla aynı hükümette görev yapan bu iki sağcı politikacı birbirinin ayağını kaydırmak için elinden geleni yapmaya hazırdı.

İlk kez bir cumhurbaşkanı davacı oldu

Sonunda 22 Eylül 2009’da dava başladığında her iki politikacı da söylemlerini bunun üzerine kurdu. Sarkozy, Dominique de Villepin’in kendisine komplo kurduğunu söylerken Villepin de asıl Sarkozy’nin olayları çapıttığını ve kendisine karşı kampanya yürüttüğünü iddia etti.

Dominique de Villepin “Bana karşı olan, bana saplantısı olan biri, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy yüzünden bugün buradayım. Fransız halkının karşısına mahkemede ismimi temize çıkararak, özgür bir şekilde çıkacağım” dedi.

Eski başbakanın avukatları da Fransa tarihinde ilk kez bir cumhurbaşkanının görevdeyken şahsi dava açtığını hatırlatarak Sarkozy’nin davadan çıkarılmasını istedi. Le Monde başta olmak üzere Fransız basını Sarkozy’yi devlet başkanı olarak gücünü şahsi çıkarları için kullanmakla suçladı, Sarkozy’nin mahkemeyi etkilemeye çalıştığına dair anekdotlar yayınladı.

2012 seçimlerine aday olabilir

Bu kampanya sonuçsuz kalmadı. Konferanslara, radyo ve televizyon programlarına katılma davetleri bir anda artan politikacı “Sarkozy’ye alternatif olmak istediğini” söyleyerek 2012 cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olabileceğinin sinyallerini verdi.

Clearstream davasının oturumu 23 Ekim 2009’da kapandı. Savcılık Dominique de Villepin’in sahte olduğunu bildiği dokümanların yollanmasına izin verdiğinde “sessiz kalarak komplonun parçası olduğunu” söyledi ve hakkında  18 ay ertelenmiş hapis ve 45 bin euro ceza istedi.

Jean-Louis Gergorin için 18 ayı ertelenmiş 3 yıl hapis, bilgisayar uzmanı Imad Lahoud için ise 6 ayı ertelenmiş 2 yıl hapis cezası istendi.

Davanın sonucu 28 Ocak 2010’da açıklanacak.

Bookmark and Share

Yorumlar

2 yorum yapıldı: “Fransa: Clearstream skandalı nedir?”

  1. Siyasi skandallar mevsimi: Clearstream, Angolagate, Chirac : Fransız Usulü
    2 Kasım 2009 @ 00:59

    [...] Clearstream davasında eski başbakan Dominique de Villepin hakkında 18 ertelenmiş hapis istendi. [...]

  2. celikkeser
    29 Kasım 2011 @ 00:33

    Imad lahoud’un bu olaylarin ele basi olmasina ragmen en az cezayi almasida sasirtiyo insani. Lahoud’a denis robert den aldigi clearstream bankasinin listelerini kotu amacli degistirdigi soruldugunda(france 5: manipulation), cok rahat bi sekilde muhabir’e “evet degisirip jean louis gergorin’e verdim” demesi, Ve hatta kendisi listenin icine « alain gomez », thompson nun CEO’sunu ekledigi bile soyledi. Ve neden yaptin sorusuna « bilmiyorum neden yaptigimi, insanin zayifligi » demesi ve en merakimi ceken olay ise eski DGSE ajani thierry imbot nun herseyi bir gazeteciye acikliyacagim diyipte randevuden 1 gun once olmesi vede her konusmak isteyen insanlarin basina bi olay gelipte imad lahoud gibi adamlarin hala hayatta olmasi.





  • Yazarınız

    Pınar Ersoy. Galatasaray Üniversitesi'nde altı, Vatan Gazetesi dış haberler servisinde beş yıl geçirdikten sonra Lille Gazetecilik Yüksek Okulu'nda (ESJ de Lille) mastır yapmak üzere Fransa'ya taşındı.

    Temmuz 2008'den beri Lille'de yaşıyor.

    Fransız Usülü'nde Fransa gündemini meşgul eden haberleri, açıklamaları ve yorumlarıyla birlikte yayınlıyor.

    fransizusulu[@]gmail.com
  • Yeni haberler için

  • Fransız Usulu Videoları

  • Kategoriler

  • Creative Commons License
    Fransız Usulü'nde yayınlanan tüm yazılı ve görüntülü dökümanlar yazılı, kime ait olduğunun belirtilmesi ve dökümanın orijinaline link verilmesi şartıyla çoğaltılıp paylaşılabilir.