Françis Evrard: E.K.’nın babası davayı anlatıyor (röportaj)
| 26 Ekim 2009 | Pinar Ersoy | Bu habere henüz yorum yapılmadı
“Hadım edilmesinin anlamı yok çünkü sistem zaten çalışmıyor”
Fransa’da 5 yaşındaki E.K.’yı 15 Ağustos 2007’de evinin önünden kaçıran ve tecavüz eden Françis Evrard’ın davası bugün başladı. (Olayın detaylarını dün yayınlanan haberde bulabilirsiniz.) İki gün E.K.’nın babası Mustafa K. ile buluştum. Mustafa Bey hem oğlu E.K.’nın psikolojisini, kendi yaşadıklarını (yarın yayınlanacak) anlattı hem de dava sürecinden bahsetti.
Davanın açılması neden bu kadar uzun sürdü?
[Françis Evrard’ın] dosyası kabarık olduğu için soruştuma süreci epey uzun sürdü. Bir de karışık meseleler var. Mesela o gün üzerinde Viagra hapı vardı. Reçetinin hapishane doktoru tarafından yazıldığı ortaya çıktı. Ama doktor inkar ediyor, herkes suçu birbirine atıyor. Bunlar araştırıldı. En yüksek cezayı istiyoruz. İstediğimiz gibi bir sonuç çıkmazsa bu işin ucunu bırakmam.
Françis Evrard geçen hafta cumhurbaşkanı Nicolasa Sarkozy’ye mektup yazarak hadım edilmek istediğini söyledi, hatta testislerinin kesilmesi için izin istedi. Tepkiniz ne oldu?
Güldüm geçtim, sinirden tabii… Davaya 10 gün kala yolladı bu mektubu, kendine acındırmak için. Halbuki çok iyi biliyor Avrupa’da hadım insan haklarına aykırı olduğu için yasak. Daha önce hapishanedeyken erken tahliye istemiş. O sırada kimyasal hadımı kabul etmiş, yani libidosunu azaltan ilaçlar içmiş. Ama red kararı çıkınca bırakmış. Tek amacı dışarı çıkmak. Bir de zaten hadım olup olmamasının önemi yok çünkü sistem çalışmıyor. O gün bile Viagra aldığı halde çalışmamış. Eli ve ağzıyla taciz etmiş.
Kendimi tutmaya mecburum
Siz kendisini ilk defa mahkemede mi göreceksiniz?
Evet, hiç görmedim.
Sinirinize nasıl hakim olacaksınız?
Tutacağım kendimi, mecburum. Mahkeme karşısında kötü bir şey yaparsam biz suçlu duruma düşeriz. Bir de zaten nasıl saldırabilirim ki… Cam kafesin içine koyacaklar. Cumhurbaşkanından iyi korunuyor. Hapishanede tek başına kalıyor, tuvalete bile korumayla gidiyor.
Sarkozy “Ben de babayım, anlıyorum” dedi
Olayın hemen ardından Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy sizi Elysée Sarayı’na davet etti. O görüşmede neler konuşuldu?
Bizi kapıda karşıladı. Odasında oturduk. “Ne düşünüyorsun, ne istiyorsun” diye sordu. “idam edilsin istiyorum” dedim. O da “Ben de babayım. Seni anlıyorum. Ben de olsam öyle hissederdim” dedi. Daha sonra verdiğim bir röportajda bunu anlattım, kesip “Sarkozy pedofiller için idam istiyor” diye yayınladılar. Elysée’den tepki geldi. Canlı yayına çıkıp doğrusunu anlatmak zorunda kaldım.
Türk yetkililerle ilişkiniz nasıl oldu?
Sarkozy’nin daveti üzerine Paris’e giderken yolda telefon geldi. “Cumhurbaşkanına gidiyormuşssunuz, yanınıza birini verelim” dediler. O zaman akıllarına geldi yani. Biz de “İstemeyiz” dedik. Telefondaki kız “Numaranızı bulamadık” dedi. Olur mu öyle şey. Benim 30 senedir görmediğim ortaokul arkadaşlarım arayıp buldu. Konsolosluk bulamadı. Sonradan ziyarete geldiler bir kez, o kadar. Türkiye kendi vatandaşıyla ilgilenmedi Fransızlar ilgilendi.


