Sizce Türkiye Mevsimi başarılı mı?
| 3 Ağustos 2009 | Pinar Ersoy | 11 yorum
Bazılarınız Fransa’da yaşıyor, diğerleri etkinlikleri gazetelerden ve internetten takip ediyor.
Türkiye Mevsimi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Fikrinizi yorumlara ekleyin, mevsimin Fransa’dan ve Türkiye’den nasıl gözüktüğüne beraber bakalım…
Yorumlar
11 yorum yapıldı: “Sizce Türkiye Mevsimi başarılı mı?”


1 Ağustos 2009 @ 21:58
Türkiye Mevsimi’nin şimdiye kadarki en önemli etkinliği Cafe Turc oldu.
Eylül ve ekim aylarında Grand Palais’de ve Louvre’da mevsim kapsamında sergiler açılacak, birçok etkinlik düzenlenecek. Büyük ihtimalle bunlar da Cafe Turc gibi kendi içlerinde başarılı olacak.
Ama Türkiye Mevsimi bir türlü Fransa gündemine giremedi.
Bunda Fransız tarafının projeyi küçük ölçekli tutma çabası ve Fransız basınının bununla doğru orantılı isteksizliği etkili… Türkiye tarafının da -hükümet kaynaklı- hataları oldu.
Nedeni ne olursa olsun Türkiye Mevsimi Fransa’da arzu edilen etkiyi yaratmadı. Bence -en azından şimdiye kadar- kenarda köşede kaldı.
2 Ağustos 2009 @ 02:02
bencede en dogru yorum “kenarda kosede” kalmis olmasi…fransiz basininin gormezden gelmesi bir yana organizatorlerinde sanki kimse duymasin diye ozel bir cabasi var…reklam yok denecek kadar az…dostlar alisveriste gorsun mantigiyla duruyor…
2 Ağustos 2009 @ 03:06
Bence çokta abartmayin, olmasi gereken olmus iste.
Paris’in kendisi ve kahveleri zaten bir fenomen. Bu fenomenin arasinda bazi insanlar gelmisse ne mutlu bize.
2 Ağustos 2009 @ 13:20
Asagidaki haberi okuyunuz. Turkiye’ye ve turklere karsi bu derece kin duyan ermeni Fransa’sinda gerçeklestirilmeye çalisilan sozde “Turk mevsimi”‘nden ne beklenebilir?
Fransizlarin,(bilhassa ermeni “dostlarimizin” çabalari sayesinde) Turkiye’ye ve turklere bakis açilari ile, “Turk mevsimi”gibi kulturel bir etkinlik arasinda o kadar buyuk bir uçurum varki, maalesef amaci Turkiye’yi ve turk kulturunu tanitmak olan bu etkinlik bile instrumantalize edilip karsi propaganda araci olabiliyor.
Sarkozy mantalitesinin kokten yerlesmis oldugu bir Fransa’dan zaten baska ne bekleyebilirdik?…
Sozde soykirim konusunda ikna olmus entellektuel geçinen vatandaslarimizin kulaklari çinlasin!
Fransa`da Türklere karşı ırkçı eylem! Marsilya’da Kybele için yapılan tören Türkiye karşıtı eyleme dönüştü.
3 Ağustos 2009 @ 13:25
herseyden önce türkler kafasina bazi seyleri yerlestirmek zorunda fransizlar türklere muhtac degil ama türkler fransizlara muhtac ve iki ulke politikasida o yonde gelisiyor ve fransizlar taban tabana zit iki ulke arasindaki farkliliklari bildikleri icin oyönde bir politika izliyorlar ondan sonra bizim halkimizda diyor ki fransizlar bizi sevmiyor ve istemiyor o zaman sende kendini sevdir be kardesim deki fransizlara
ya sen beni yanlis taniyorsun sana öyle olmadigimi gösterecem ve bu yönde bir caba göster ama malasef turkiye sezonu basladigindan bu tarafa anadolu atesi gösterisinden baska hic bir akli basinda aktivite yok bu sezon vesilesiyle buraya gelen sanatcilara cok büyuk saygim var ama bu sanatcilar sanki turkiyede bir kenar mahalleden buraya alinip gelmis bir hava veriliyor bu sanatcilar kim nerde ve nasil yasiyorlar bu gune kadar nerdelerdi ben bir turk vatandasi olarak bilmiyorum ayriyeten 2.50 euro ya kahve satmak ve o kahvelerin falina baktirmak da bir marifet degil eger bu bri marifet olsa fransizlar her tarafi kahve icilen dükkan olan parisi dunyanin kahve fali merkezi yapardi yine 5-10 tane davulcu getirmekle de bu is olmaz cunku parisin her tarafinda 4. dünya ulkelerinin vatandaslari en alasini en güzel davulllarla yapiyor birde ben burdan yetkililere sesleniyorum bu sezon icin ayrilan paralarin nerelere harcandigini arastirsinlar cünkü gözle görulen hicbir sey yok su bir gercek bu sezon da kim kazanirsa kazansin fransizlarin kaybetmeyecegi kesin söylenecek olan söz aynen su size bir firsat verdik ve siz ülkenizin tanitimini dahi yapamadiniz böyle bir organizasyon icin fransadaki türk ve fransiz dernekleri ile bir görüsme yapilip daha kapsamli ve daha ciddi bir organizasyon yapilabilirdi.
3 Ağustos 2009 @ 17:54
Sayin Kaan Candan,
Herseyden evvel, turklerin, yani Turkiye’nin demek istiyorsunuz herhalde(?), fransizlarin nesine muhtaç oldugunu belirtemenizi isterim.
Olmazsa, yoksun kalsak,Turkiye’yi veya turk milletini zor durumda birakacak nesi var bu Fransa’nin???
Holywood misali dev bir organizasyon sunabilsek,agzimizla kus tutsak bile,fransizlarin asirlardir bilhassa ermenisinin çabalariyla, beyinlerine yerlesmis turk ve Turkiye karsiti onyargilari degistiremez kimse. Bilhassa,Sarkozy’nin devlet baskani, iktidar partisinin UMP oldugu bir devirde.
Hele hele 11 eylul saldirilarindan sonra, dunya’nin musluman ve hiristiyan dunyasi olarak ikiye parçalandigi bir surede.
Fransa’nin, fransizlarin dostlugunu kazanabilmek için 50 yil evvel harekete geçip, ortaligi ermeninin, rumun propagandasina bos birakmamamiz gerekiyordu.
Olan olmus. Fransiz bizi sevecek diye,tarihi yalanlara boyun egecek ve bukecek halimiz yok.
Fransiz sevmezse ne yazar? Hodri meydan!
5 Ağustos 2009 @ 01:26
ya buralardan kolayca meydan! okumak cok zor olmasa gerek…ama sorunumuz kimin bizi sevip sevmeyecegi sorunu degil…o zaman adama sorarlar neden fransada turk gunleri yapiyorsunuz diye!sorun su ki bizden hem ekonomik hem kulturel hemde yasam standartlari olarak cok cok ilerde olan bir ulkenin (yoneticileriyle degil)halkiyla kimler tarafindan ve neden karsi karsiya getirilmek isteniyoruz?ve bunu nasil yapiyorlar?eger bir ulkenin demokratiklesme sorunu (ki bu ulke turkiye)kendi gelisimi ve ozgurlugu dolayisiyla refahi icin degilde ab ye uysun diye gostermelik zorlama yapiliyorsa burada bi sorun var demektir.sorunumuz su ki biz turkiyeliler olarak daha birbirimizi samimiyetle sevmeyi basaramamisken baskalarindan bizimle ilgili olumlu duygular gelistirmesini nasil bekleriz?saygi istiyorsak saygi gostermeliyiz!!!ve saygiyi fransiz yoneticilerinden degil fransiz halkindandan beklemeliyiz…bunun icinde kulturel calismalar cok onemli.fransada turk gunleride cok onemli…ama onemini daha biz anlamamisizki isimiz kahve falina kalmis!bu kadar kulturel zenginligi fransizlardan gizlemesini cok iyi becerebiliyoruz!
10 Ağustos 2009 @ 18:03
merhaba, ben turk mevsimi girisimini begeniyorum, bu tur bir etkinligi illa begenmek/begendirmek olarak mi dusunmemiz gerekiyor? kendimizi tanitmak, diyalog kurmak, kultur alisverisinde bulunmak icin proaktif olmake ve caba gostermek olarak degerlendiremez miyiz? neden hemen savunmaya ya da saldiriya gecmek zorundayiz? programa cok emek verildigi her halinden belli, politik kostekler de cabasi.. girisimi begenmeyenlerin ne tur alternatif girisimler onerecegini duymak isterim. yoksa kulturumuzu tanitmak icin hic caba gostermeyelim mi? cozum onermeden sadece “begenmemek” turkiye de maalesef fazlasiyla yaptigimiz birsey. siz sezonun basariya ulasmasi icin birsey yaptiniz mi? sezonun avukati gibi yazdim, degilim, biraz iyi niyet ve emege saygi gosterildigini gormek isteyen, fransada okuyan, sezonu takip eden bir turk vatandasiyim…
17 Ağustos 2009 @ 13:19
Merhaba, Fransa’daki turk mevsimi’ni begenip begenmedigimden ziyade, biri turk, digeri fransiz tarafina ait, iki noktaya deginecegim :
1- Turk Kultur ve Turizm Bakanligina, Paris’de tanitimla ilgili, Turk sezon’unun baslamasindan bir yil once verdigim proje’ye ne Bakanliktan nede Paris burosundan, ne yazili ne de sozlu cevap bile alamadim.
2- Turk ve Fransiz ilgili bakanlarinin ve organizasyon yetkililerinin Fransiz kultur bakanliginda 4 Temmuz’da sezonun açilisi ile yaptiklari toplantida, yanimdaki fransiz TV kanali kameraman’i ile dialogum: -Bu konuda Fransiz medyasinda pek birseyler duymuyor, gormuyorum ama, ne iyi gelmissiniz, Hangi kanaldansiniz?
-Beni Turk sezonu haberi için degil, yeni bakan olan F Mitterand’in ilk basin konferansi oldugu için gonderdiler. Haberim sinirli. TV Fr 2.
Yorumu size birakiyorum.
4 Ocak 2010 @ 15:06
hiçbişe yok buda
11 Şubat 2010 @ 00:42
merhabalar,
turkıye mevsiminin sonlarına yaklasırken mevsimin fransızların turkiye bakışacısını çok da degiştirdigini zannetmiyorum.. ama şu var ki hiç umurlarında olmadıgını da söylemek mümkün degil.rus mevsimini hep beraber görecegiz..