İlan Halimi: Yahudi ve Müslüman azınlığı karşı karşıya getiren cinayet davasında tartışmalı sonuç
| 13 Temmuz 2009 | Pinar Ersoy | Bu habere henüz yorum yapılmadı

İlan Halimi'nin katili Yusuf Fofana (solda) ömür boyu hapis cezası aldı.
Fransa’da üç yıldır gündemin en önemli konularından olan, hakkında kitaplar yazılan İlan Halimi davası 3 aylık bir sürecin ardından sonuçlandı.
Ancak İslami bir çete tarafından kaçırılan ve işkence edildikten sonra öldürülen İlan Halimi’nin ailesi ve Yahudi dernekleri sonuçtan memnun kalmadı.
Aile ve Yahudi dernekleri, Yahudi düşmanlığı kaynaklı cinayet olayında verilen cezaların, suçun bu niteliğine uygun olmadığını savunuyor.
Aslında dolaylı bir şekilde de olsa, Yahudi bir Fransız’ı işkence ederek öldürmenin, Yahudi olmayan bir Fransız’ı işkence ederek öldürmekten daha fazla ceza hak ettiğini söylüyorlar.
Sonuçta, protesto gösterilerinin de etkisiyle sanıkların bir kısmına tekrar mahkeme yolu göründü.
İlan Halimi cinayetini kısaca hatırlatayım :
Paris’te bir mağazada satış asistanı olarak çalışan İlan Halimi 2006 yılında 17 yaşında bir genç kız tarafından dışarı davet edildi. Ancak genç kız islami bir çete yöneten Yusuf Fofana (28) için çalışıyordu. Fofona’nın yönettiği “Barbalar Çetesi” Halimi’yi kaçırarak fidye umuduyla 3 hafta esir tuttu.
Fofana kendisine yardım eden gençlere, Halimi’nin yahudi olduğunu, zengin ailesinin mutlaka 450 bin euro fidyeyi ödeyeceğini söylüyordu. Oysa 23 yaşındaki Halimi, aynı banliyöde yaşayan, orta sınıf bir Yahudi ailesinden geliyordu.
Üç hafta süren işkencenin sonunda Halimi bir demiryolunun kenarında çıplak, elleri ağaca kelepçelenmiş, bıçaklanmış ve ateşe verilmiş halde bulundu. Bir kulağı ve bir ayak parmağı deforme olmuştu, yüzünde ve vücudunda sigara yanıkları vardı. İşkence görmüştü. Hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetti.
Yusuf Fofana’ya yardım eden gençlerin banliyöde yaşayan işsiz Müslümanlar olması, Halimi’nın esir tutulduğu apartmandaki kişilerin durumdan haberdar oldukları, işkenceyi izledikleri halde seslerini çıkarmamaları ve Fofana’nin mahkemede “Allahüekber” diye bağırıp pişman olmadığını söylemesi davayı kısa sürede Fransa’daki Yahudi düşmanlığının sembollerinden biri haline getirdi. Tabii banliyölerde yaşayan Müslüman gençlerin durumu da tartışma konusu oldu.
Dolayısıyla davanın son günleri büyük bir merakla izlendi. Sonuç: Fofana’ya ceza kanunundaki en ağır ceza, yani 22 yıl sonra şartlı tahliye isteme hakkıyla ömür boyu hapis verildi. Ancak ona yardım eden 26 kişiden ikisi serbest bırakıldı, diğerlerine ise 6 ay ertelenmiş ceza ile 18 yıl arasında hapis verildi.
Mahkeme bu kararı, Yusuf Fofana’ya yardım edenlerin çoğunun çocuk yaşta olması ve ne derece büyük bir suç işlediklerini fark edememeleri ile açıkladı.
Ancak karar tartışma yarattı. Halimi’nın annesi Ruth Halimi, Le Parisien gazetesine verdiği röportajda “Antisemit bir cinayet sıradan bir cinayet vakası gibi değerlendirilemez. Fofona’ya verilen ceza normaldi ama ona yardım edenlere verilen ceza olayın vehametiyle orantılı değildi” dedi.
Ruth Halimi’nın avukatı da “Mahkeme de bunun antisemit bir cinayet olduğunu kabul etti. Sonuçta ilan Halimi Yahudi olduğu için işkence gördü ve öldürüldü, bunu kimse inkar edemez” dedi.
Fransa Yahudi Dernekleri Konseyi (CRIF) “Fransa’daki tüm Yahudiler gibi biz de sonuç karşısında endişeliyiz ” yorumunu yaptı. Yahudi Öğrenciler Birliği (UEJF) ise “Davanın sonucu antiemit bir cinayetten caydırıcı nitelik taşımıyor” dedi. Antisemitizm Karşıtı Ulusal Büro (BNVCA) ve diğer Yahudi dernekleri bugün Adalet Bakanlığı’nın önünde bir gösteri düzenledi.
Halimi ailesi ise bakanlığa başvurarak davanın yeniden görülmesini istedi. Adalet Bakanı Michèle Alliot-Marie bu sabah bir açıklama yaparak “Başsavcılıktan, bazı cezaların gözden geçirilmesi için temyize gitmesini istedim” dedi. Ve gün içinde de 14 kişinin tekrar yargılanacağı haberi geldi. Ancak davada kurbanın Yahudi olmasının sonuç üzerinde ne kadar etkisi olması gerektiği hala tartışılıyor. Uzmanlar ise böyle popüler davaların yargının tarafsızlığını etkilediğini söylüyor.

