Paris’te Türkler’e Türkiye’yi tanıttık
| 7 Temmuz 2009 | Pinar Ersoy | Bu habere henüz yorum yapılmadı
Fransa’da Türkiye Mevsimi’nin açılış etkinliği (fotoğraf ve videolar) dün gece Paris’te, Eyfel Kulesi manzaralı Trocadero Meydanı‘nda yapıldı. Mercan Dede konseri ve Anadolu Ateşi gösterisinin, Fransızlar’in ilgisini çekmek için ideal ikili olduğu konusunda herkes hemfikirdi. Ancak ücretsiz etkinlik, Fransızlara’a Türkiye’yi tanıtmaktan ziyade, Fransa’da yaşayan Türkler’i eğlendirdi.
Otobüslerle geldiler
Konserden birkaç saat önce, bazıları özel otobüslerle gelen izleyiciler, Trocadero Meydanı’ndaki süs havuzunun çevresinde yerlerini aldı. Halılar serildi, börekler çıkarıldı, çekirdekler “çıtlanmaya” başladı. Çıkan yer kavgalarında vatandaşlar birbirlerini “Hepimiz Türküz, çevreye kötü gözükmeyelim” diye uyardı. Etkinlik alanına önceden yerleşen bu grup genelde ailelerden, emeklilerden ve arkadaşlarıyla gelen kadınlardan oluşuyordu. Komşularının çocuklarını da toplayıp 30 kilometre mesafeden gelen Seher Hanım “Tatilimiz yok, eğlenip göbek atmaya geldik” dedi.
“Keşke kokoreççi olsa”
Konserin başlamasına yakın Trocadero metro istasyonu ve meydanınında herkes -genellikle bozuk bir aksanla- türkçe konuşuyordu. Aralarında hasretle “Türkiye’de olsak kokoreççiler, köfteciler hazır olurdu” diyenler, birbirlerine “İçkiyi nereden aldınız” diye soranlar bile vardı. Bazıları rakılarını, kavunlarını yanlarında getirmişti. Türk bayraklı giysilere bürünmüş gençler ise, aralarında Fransızca-Türkçe karışımı bir dil konuşarak sahnenin önüne geçti. Gecenin sonunda “Kırmızı-beyaz Türkiye” sloganları atanlar da yine onlardı.
Mercan Dede konseri saat 21.00′de piknik havasında başladı. 14 Temmuz etkinliklerinde ve Paris Müzik Festivali sırasında hınca hınç dolu olmasıyla tanınan Trocadero Meydanı henüz boştu. Bazı gruplar sahneden uzağa yerleşip şarap içti, peynir yedi. Çiflter sere serpe çimlere uzandı. Çocuklar süs havuzuna atladı. Sahnenin önündekiler Mercan Dede’nin konserini Türk bayrağını sağa-sola sallayarak dinledi. Hava kararıp Anadolu Ateşi sahneye çıktığında meydan artık iyice kalabalıklaşmıştı, ama insan yığını gecenin hiçbir anında etrafta dolaşmayı engelleyecek kadar artmadı.
Fransızlar nerede?
Tabloda tek bir şey eksikti : Fransızlar! Fransa ve Türkiye’nin 23 milyon dolar bütçeyle hazırladığı mevsimin açılışında Fransızlar başta parmakla sayılacak kadar azdı, sonlara doğru bir avucu buldu. Sufi müziğini sevdiği için Mercan Dede’yi dinleyeme gelen Lola (34) “Fransızlar’ın farklı kültürlere kapalı ve burnu havada olduğunu herkes bilir, kimsenin gelmemesine şaşırmamak lazım” dedi. Yaklaşık 10 yıldır bir Türkle evli olan Christelle Çelebi ise “Etkinlikle ilgili tanıtım zayıf oldu. Geç başladı ve pek yayılmadı. Bir de tabii tatil sezonu başladı, onun da etkisi var” yorumunu yaptı. Mimarlık öğrencisi François da “Günde 3 gazete okuyroum : Le Monde, 20 minutes, Metro. Hiçbirinde konserle ilgili bir şey görmedim. Sevgilim duymuş, öyle geldik” dedi.
“Efes’siz olur mu!”
Kısacası konsere önceden planlayarak gelen Fransızların sayısı azdı. Ama konser, geceyarısına doğru misyonunu, küçük ölçekte de olsa, tamamladı. Meydanın girişinde, merak eden, geçerken uğrayan Fransızlar belirdi. Bazıları torunlarına dondurma almaya çıkmışken uğradı, diğerleri bisikletleriyle sahneye yaklaşıp Anadolu Ateşi’nin danslarını, “Ne kadar tutkulular” diye övdü. Meydana yakın yaşayan Caillet (54) “Müziği duyup geldim. Enteresan bir etkinlik. Ama bu etkinliklerin, Fransızlar’ın görüşlerini değiştireceğini zannetmiyorum” dedi. Hugues’un ise derdi başkaydı : “Arkadaşlarım çağırdı. Ama Efes birası yok. Böyle şey mi olur!”
Taksim Meydanı gibi
Geceyarısı etkinlik biterken Trocadero, Taksim Meydanı’nı andırıyordu. Zaten çok az sayıda olan Fransızların, ortamın havası üzerinde hiçbir etkileri yoktu. Anadolu Ateşi gösterisi bittiğinde seyirciler, dansçıları “Türkiye sizinle gurur duyuyor” sloganlarıyla uğurladı. Sahne boşaldığında “Kırmızı-beyaz Türkiye” sloganları atıldı, bayraklar sallandı. Sahneden 10. Yıl Marşı çalındı, hep bir ağızdan söylendi. Sonuçta Türkiye Mevsimi’nin bu ilk etkinliğinde Türkler kendileri çaldı kendileri oynadı. Mevsim başarılı olursa dokuz ay sonra yapılacak konserlerde belki de en az Türkler kadar Fransızlar da boy gösterecek.






